Futbol
Hayatimda futbola dair hatirladigim ilk sey, hayal meyal de olsa 86 Dunya Kupasi’dir. O zamanlar 3 yasinda olan ben, annem ve babamin dedigine gore mac sirasinda televizyonun karsisina gecer, sessizce 22 adamin bir topun pesinde kosturmasinu pur dikkat izlermisim. Belki o kosusturmaca, hareketlilik ilgisini cekmisti 3 yasindaki bir cocugun. Fakat ondan sonra da, cocukluk yillarimda, birinci lig-ikinci lig, turkiye ligi-yabanci ligler ayrimi yapmadan televizyonda karsima cikan hemen her maci ayni dikkat ve heyecanla izledigimi hatirliyorum. O zamanlar hosuma giden tabii ki guzel bir cali, harika bir gol ya da kurtaristi. Futbolun teknik taktik kismini dusunecek ne olgunluga ne de bilgiye sahiptim. Yine de cocukken en mutlu oldugum anlar ya futbol izledigim, ya da futbol oynadigim anlardi.




